Sunday, September 6, 2009

Simyasının Karısı Tanıtım Yazısı



1625 yılıydı; Londra’da bir kilisede, çarmıha gerilmiş İsa heykelinin etrafında mumlar yanmakta, dışarıda gök gürlemekte ve şiddetli yağmur yağmaktaydı… Yağmurun romantik sesleri altında, Henry Cornelius isimli bir rahip, Emily Hesketh adındaki güzel bir kadın tarafından günah çıkartma odasında baştan çıkarılmaya çalışılmaktaydı; rahip, kadını çekici bulmakla birlikte kafası çok karışmıştı…
Güzel kadın gittikten sonra Cavendish isimli çirkin bir simyacı günah çıkartma odasına girer ve kadının kocası olduğunu söyler. Simyacı, karısının şehvet düşkünü bir kadın olduğunu ve bir rahibi kandırmaya çalışarak Tanrı'ya kafa tutmak, Tanrı'yı alt etmek istediğini söylese de rahip Cornelius bunlara hiç inanmaz…
Simyacı Cavendish, William Shakespeare'in bir oyununa gitmesi için rahibe tavsiyede bulunur, bu oyunun onu ikna edeceğini söyler. Rahip, Shakespeare tarafından yazılmış ancak daha önce hiç bilinmeyen bu yeni keşfedilmiş oyunu seyretmeye gider. Oyunun ismi Bir Yaz Gecesi Kâbusu'dur; 1595 yılında, Bir Yaz Gecesi Rüyası’ndan hemen sonra yazılmıştır ve Shakespeare’in ölümünden dokuz yıl sonra Globe tiyatrosunda sahnelenmeye başlamıştır. Shakespeare’in bu 40. oyunu Emily Hesketh’in kaderini belirleyecektir…
Simyacının Karısı yüksek edebiyat içeren zekice kurgulanmış bir oyundur. Goethe’nin Faust eserindeki gibi doğaüstü bir içeriği vardır. Yazar Mehmet Murat İldan’ın bu klasik eseri 150 yıllık Türk Tiyatro Tarihi’nde “benzersiz” bir üslubu yansıtmakta, daha önce hiç işlenmemiş özgün bir konuyu ele almakta ve kullanılan üst düzey edebiyatla da tiyatronun çıtasını yükseklere taşımaktadır…
Dünya tiyatro klasikleri kalitesindeki bu yapıtı okurken bilinmeyen dünyalara yolculuk edeceksiniz…

No comments:

Post a Comment